marvel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
marvel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ağustos 2016 Cuma

CAPTAIN AMERICA: CIVIL WAR

Captain America: Civil War


Amerika'nın bir süper kahramana ihtiyacı var


Perdeye düşme tarihi nedeniyle ister istemez Batman v Superman ile karşılaştırılan, lakin şahsi kanaatimce onun yanında esamesi bile okunmayacak bir film. Aslında geceyle gündüz gibi farklı iki filmden /evrenden bahsediyoruz da, geleneği sürdüreyim dedim. Kaldı ki, ilk Kaptan Amerika, hatta Avengers'in bile arkasında kalmış bana kalırsa. Açık açık sıkıldım filmin ilk yarısında. Aynı olmamışlık hissini ilk Thor'da da yaşamıştım. Bunun kurtarır tarafı örümcek adam olmuş biraz da. Ortaya konmak istenen çekişme (Kaptan Amerika - Iron Man) derinlikten yoksun ve klişe bana kalırsa. Bu nedenle de filme bir türlü veremedim kendimi. 

Film,normal olarak birbirinin aynı Marvel filmlerinden bir diğeri, artık saat gibi işleyen formülün üstüne kurulmuş durumda. Bir ara filmi Avengers serisinden bir film sandım hatta. 

Son olarak, bilindik bir geyiği tekrar etmek gerekirse, sinema tarihindeki en iyi Cat Woman'da bu filmdeki olmuş, bravo DC(!)

11 Temmuz 2015 Cumartesi

X-MEN: DAYS OF FUTURE PAST

2014 yapımı film serinin kaçıncı filmi bilmiyorum, feci karıştı zaten bende... Şöyle oturup güzelce hikayenin kronolojik sırasına göre tekrar eskileri izlemek gerek. 

İzlediklerim arasında en iyisi ama, belki de son izlediğim diye öyle düşünüyorumdur.

Soğuk savaş dönemi paranoya filmlerine selam gönderen yapı, zaman yolculuğu kavramıyla birleşince çok güzel olmuş. Özellikle filmin sonunda profesörün Logan 'a "welcome back" demesiyle, zaman yolculuğu kavramına kattıkları yorumu bağlayıp budur demişler, çok başarılı.

Ek olarak ben filmi 3d izledim. Quicksilver 'ın Pentagon 'dan kaçış hikayesinin sonunda, kurşunlarla oynaştığı bir sahne var ki, 3d izlerken çok keyifli oluyor. İmkan varsa mutlaka 3d üzerinden geçilmeli o sahnenin. DC Comics ağzıyla konuşayaım, speed force 'un tüm güzelliği gözler önünde. Marvel 'da bir isim uydurmuş mu buna bilemedim.

CAPTAIN AMERICA: THE WINTER SOLDIER


Adı Kaptan Amerika olan bir film, muhtemeldir ve normaldir ki bir propaganda filmi olacaktır diye düşünmeden edemiyor tabi insan, ki karşımızda da aslında böyle bir film var. Evet Hydra üzerinden (Amerikan) emperyalizminin dünyaya yaptığına bakıyor olduğumuzu kabul ediyor olabiliriz, ki bunu bir eleştiri olarak okumakta mümkün, lakin özgürlük ve silah üzerine söylenen her söz Amerikalı 'nın vatansever damarına ve terör korkusuna dokunacak bir tirat tadı taşımakta. Paranoya filmlerinde dillendirilen "corporation" kavramına selam veren Shield tanımı, ve Shield 'den fersah fersah ötede ahlak anlayışına sahip Kaptan Amerika... Filmlerde gördüğümüz ortalama Amerikan vatandaşının kabul edeceği Kahraman Amerika ve dünyanın geri kalanının kabul ettiği silah tüccarı, ajan Amerika... 

Fury, "hydra öyle karmaşık bir dünya yarattı ki insanlar artık güvenliklerini satın almak için özgürlüklerini feda etmeye hazır." gibi bir cümle sarf ediyor mesela, bunu Amerika 'ya uyarlamanın ne zorluğu var? Manuple edilmiş orta doğu yönetimleriyle, bu bölgeden terörist yaratmayı başarmış bir amerikan istihbaratının yaptığı, tam da Marvel 'in filminde bahsettiği bu cümle değil mi? Peki, dünyanın en büyük pazarı, silah pazarı değil mi? Amerikalı 'nın tanımı, bireysel silahlanmayla eş anlamlı hale gelirken, bu gereksinimi körükleyen en önemli faktörlerden birisi, bu yüzyılın paranoyası "terör" değil mi? 
"Geçici güvenlik uğruna temel özgürlüğünü feda eden insanlar ne özgürlüğü ne de güvenliğe layıktırlar." Benjamin Franklin
Gene Fury 'nin sarf ettiği "insanlık özgürlüğünü almaya çalıştığında direniyor. bu yüzden özgürlüğünden kendi isteği ile vaz geçmeli." cümleside, gene yukarıda bahsettiğimiz, orta doğuyu, ve hatta on yıllar önce de orta avrupayı şekillendirme çabasının, hadi daha net ifade edelim, böl - parçala - yönet taktiğinin bir yansıması gibi de okunamaz mı? 

Peki resmi bu kadar büyüttüğünüz zaman Kaptan Amerika nerede duruyor? Hiç bir yerde ne yazık ki, O sadece Amerika 'da, Amerika 'nın aslında kendi kendine yarattığı düşmanlardan koruyor Amerika 'yı. Peki altta okuyabileceğiniz ve Fury ile Kaptan Amerika arasında geçen bu efsane replikler? 
-Uydular, bir teröristin dna 'sını o daha ininden çıkmadan okuyabilir. 
-Bir çok tehdidi daha gerçekleşmeden önleyebiliriz kaptan ( bu ahlak anlayışı ile ilgili olarak Minority Report filmini hatırlıyor muyuz? ) 
-Cezanın suçtan sonra geldiğini sanıyordum 
-O kadar beklemeye gücümüz yetmez 
-Biz kimiz? 
-New york 'tan sonra dünya güvenlik konseyini tehdit analizinde kuantum dalgalanması gerektiğine ikna ettim. Bu sefer ortalamanın çok üstündeyiz 
-Dünyadaki herkese silah doğrultarak ve buna koruma diyerek 
-Stratejik bilim kurulu dosyalarını okudum. efsane nesil mi? çok kötü işler yapmışsınız. 
-Evet bazen uykularımızı kaçıran işler yaptık. Ama bunu insanların özgür olabilmesi için yaptık. ama bu, özgürlük değil, korku. 
Shield dünyayı olduğu gibi kabul eder ( amerikanın şu anda yaptığı gibi yani..). bizim istediğimiz gibi değil. 
Dünyayı olduğu gibi kabul eden ve insanlarını olası tehditlerden koruyan Amerika ve idealist özgürlükçü Amerika, hatta amerikanın vicdanı Kaptan Amerika... 

Olduğu gibi kabul ettiği dünyayı, kesin yargılarla kendi çıkarları doğrultusunda şekillendiren Amerika ve Kaptan Amerika 'nın vicdanı... 

Yukarıda değindiğim gibi, tüm resmi böyle büyüttüğünüz zaman Kaptan Amerika nerede duruyor? Gene aynı cevap: hiç bir yerde ne yazık ki, o popüler kültürün yarattığı "kahraman" kavramına en az uyan karakter olmuş ne yazık ki bu filmle birlikte, adı gibi sadece Amerika'nın hizmetinde, ama amerikanın, hayır daha doğrusu "corporation" un vicdanı ve ahlakı ne yazık ki fersah fersah geride Kaptan Amerika 'dan (olması gerektiği gibi tabi) ve olan bitenin hiç bir inandırıcılığı yok, Kurgulanmış bir süper kahraman dünyasından bahsediyor olsak bile. 

Kısacası Marvel bir şeyler anlatmaya çalışmış ama, söylediklerini bir yere bağlamak zor, havada kalıyorlar ve aslına bakarsanız söylemeye çalıştıkları çok sıkıcı. Bu yüzden sadece aksiyona kaptırıp, misal Fury 'nin her biri T1000 havasındaki polislerden, James Cameron tarzı aksiyon sahneleri eşliğinde kaçması gibi keşifler yapmaya çalışmak, bu filmin söylemeye çalıştıklarını anlamaya çalışmaktan daha keyifli; tabşi olması gerekende bu.

10 Temmuz 2015 Cuma

GUARDIANS OF THE GALAXY


Kafası rahat bir film, ilk söyleyebileceğim bu...
Sanırım Ang Lee 'nin Hulk filminden sonra en sevdiğim Marvel filmi bu oldu. X-Men filmlerini ayrı bir kefeye koyuyorum ciddiyetleri nedeniyle, belki tekrar izleyince fikrim değişebilir ama, gerçekten düzgün bir film bana kalırsa Guardians of the Galaxy. Ha bu kadar sevmemin nedeni, son derece düşük beklentilerle izlemem ve çok eğlenmem de olabilir muhtemelen. Yani değerlendirmeyi kaliteden ziyade, eğlendirme kabiliyetine bakarak yapıyorum. 

Filmin ve karakterlerin özeti aslında Gamora 'nın gözcü kulesinde sarf ettiği cümlede saklı: 
" ...galaksideki en büyük idiyotlarla çevrem sarılı şekilde öleceğim "
Filmde " ürpertici küçük yaratık " olarak damgalanan Rocket 'ten Drax 'a kadar tüm ana karakterler ayrı ayrı başarılı. Film boyunca dostluk ve ekip olma durumu ile ilgili bir vurgu var ve en sonunda bunun neden yapıldığı bir yere bağlanıyor ( we 're the guardians of the galaxy demek için... ). İlk film için oldukça yeterli olmuş yani, bu sadece giriş demişler. ama hızlı bir giriş...

Bir kaç güzel ayrıntı vardı sevdiğim ve yaratıcı bulduğum, İlki Yondu Udonta'nın akıl almaz oku! Ne mübarek bir ok olmuş o. Bir de nova ordusunun kenetlenip Dark Aster 'ı ablukaya aldıkları savunma düzenini çok yaratıcı bulduğumu belirtmeliyim. Güzel düşünülmüş. Bir de CCCP ibareli Cosmo the Space Dog gözümden kaçmadı haliyle, sanırım sonraki filmlerde daha çok çıkar karşımıza.   

Ve en güzel tarafı da Kevin Bacon - Footloose göndermesiydi açıkçası. 
" ...well, on my planet, we have a legend about people like you. it's called footloose. And in it, a great hero, named Kevin Bacon, teaches an entire city full of people with sticks up their butts that, dancing, well, is the greatest thing there is "
( footloosehttps için: https://youtu.be/0q6qgLkmVww )

15 Mayıs 2015 Cuma

DEADPOOL KILLS THE MARVEL UNIVERSE

DEADPOOL


Adından da anlaşıldığı gibi Deadpool 'un Marvel evreninde kim var kim yok temizlediği macera. 

Neden yapıyor bunu sorusu, cevabı en zor verilecek soru belli ki. Durumu, çizgi roman evreninde bir karakter olduğunun farkında olan ( 4. duvarı yıkmış durumda yani, aslında kendisi bunu dans eden, aşık olan, ölen, acı çeken birer kukla olmak olarak tanımlamakta ) tek kahraman olmasıyla ilişkilendirebilmek mümkün. 

Deadpol 'un biraz da tüm karakterleri ortadan kaldırırken kendi adına sarf ettiği " asla var olmamış olmayı istiyoruz " cümlesi aslında biraz yol gösterici olabilir, onun bu eğlencesine ışık tutmaya çalışırken. Kendisi ile birlikte diğer karakterlerinde popüler kültürdeki durumuyla ilgili sıkıntısı var belliki ve bu uyuz olma durumu yönlendiriyor biraz da onu. 

Deadpool 'un dünyayı her anlamda olduğu gibi görüyor olması ve kaos un bildiğimiz dünyanın süregelen parçası olması da eklenince eldeki verilere, onun gibi bir karakter için neden aramaya gerek kalmıyor aslında. Kaos derken, zaten çok korkmuş bir toplumun, en büyük korkuları gerçek oluyor bir manada. 

Çizgi romanlarda karşılaştığım suç ve kaos kavramlarında, kafamdaki referans hep Nolan 'ın Dark Knight 'ta yarattığı Joker oluyor aslında, burada da belirtmek gerek. Aslında, suçun, belki de kötülüğün hayatın doğal parçası olma durumu, normal bir davranış olarak kavranması gerekliliği, farklı bir yorumla olsada, Deadpool 'un karakterinde de kendini gösteriyor.

Kısacası, bizi akıl hastanesinde deli gömleği ile karşılayan ve Örümcek Adam 'ın " şu geveze kahraman olayını da benden çaldın zaten.. " dediği ( ironiye dikkat ), " geveze " deadpool 'un deli olduğunu düşünmek ne kadar normal olsa da, 4. duvar farkındalığını göz önüne aldığımızda misyonuna anlam vermemek mümkün değil, "neden" sorusuna cevap vermek zor olsa da. 

Çizgi roman oldukça kısa, çizimler tatmin edicilikten uzak ve özensiz görünmekte. Ortada her ne kadar eşsiz bir fikir olsa da, eldeki kitap vadettiğini verebilmekten uzak. Bunun ana nedenlerinden birisi de aslında kısalığı muhtemelen. Örümcek Adam, Wolwerine, Thor ve Hulk dışında akılda kalıcı bir karşılaşma olmamakla beraber ( evet Avengers 'a düzenlenen saldırı da zekice kurgulanmış anlara sahne oluyor az buçuk ) insan tüm Marvel evreninin bu kadar kısa zamanda yüzüstü biçilmesini -en azından bir kere olacak bir olay olduğundan- tadına vara vara okumak istiyor. Kaldı ki, değinilen karakter mücadeleleri bile pek tatmin edici değil, Örümcek Adam belki biraz... 

Deadpool 'un çizgi roman karakteri farkındalığı arada keyifli okumalara yol açıyor. Gerçekten işini bitirirken gördüğümüz ilk kahraman olan Örümcek Adam ile olan mücadesi mesela, bahsettiğimiz farkındalığa yaptığı vurgu etkileyici ve bulunmak istenirse, aranan amaca da ışık tutucu: 
- Senin gibi olmadığım için şanslısın. yaptıkların yüzünden seni öldürmediğim için çok şanslın
- Öyle mi? İsteseydin bile, karakterden çıkmana izin verirler miydi sanıyorsun? 

Öldürdükleri arasında yok yok, ancak sıra Wolwerine 'e gelene kadar Deadpool 'un çizgi roman dünyasına getirdiği aldatıcı eleştiri de vurucu olamıyor. Deadpool 'un gerçekten en fazla ciddiye alınacağı, yada alınmaya başlanacağı an :
"ölümün kıyısından geri dönmeye olan eğilimin, iyileşme özelliğin ile alakalı değil. senin mutant gücün rejenerasyon değil, popülerlik
kelimelerini wolwerin'e sarf ettiği anlar sanırım. 

Çizgi roman - gerçek dünya arasında ki bağlantıya Deadpool tarzı dokunuş yapılan çizgi romanın sonu da eğlenceli olmakla beraber, ihtiva ettiği hikaye itibarı ile koleksiyonluk olmayı hak ederken, aynı durumu çizim kalitesi için söylemek zor söz konusu cilt için. Birde hikaye ile ters orantılı uzunluğu sıkıntı olmasa, aslında adından daha büyük bir efsane olabilirmiş, çünkü şu haliyle bütün olarak değil, isim olarak hatırlanabilirliği var. 

Deadpool: killogy serisi 1 ( deadpool killogy ) olarak da numaralandırmış Türkçe 'ye çeviren JBC Yayıncılık. Devamında Killustrated ve Deadpool Kills Deadpool geliyor, ki hepside Deadpool Kills Marvel Universe gibi dört sayılık mini seriler.